25 Eylül 2010 Cumartesi

Siyasi İdeoloji Testi Hakkında Zorunlu Açıklama

Zamanın birinde, isteyen herkesin kendince testler yapabildiği bir sitede, biraz eğlencelik, biraz can sıkıntı geçirme, biraz da sapla samanı ayırma gayreti gibi şeylerle siyasi ideoloji testi diye bir test hazırlamıştım. Facebook gibi yerlerde meşhur olmuş yayıldıkça yayılmış. Bu yüzden bu test hakkında bir açıklama yapma zorunluluğunda hissettim kendimi. :)


Önce teknik altyapıdan yani hesaplama mantığından bahsetmek istiyorum.
Her sonuç için 4 soru var. Komünist'in, İslamcı'nın, Kemalist'in soruları ayrı ve birbirinden bağımsız. Komünist'in sorularına ne oranda 'doğru' yanıt verirseniz o oranda komünist oluyorsunuz.
Böyle bir yöntem elbette sağlıklı değil ama bu testi hazırlayanın değil, testin altyapısının sorunudur. Bu günlerde birazcık javascript öğreniyorum. Belki daha düzgün bir test kendim oluşturabilirim, tabi üşenmezsem :)

Şimdi gelelim hangi soru hangi sonuç için, bunları yazıyorum:

Komünist:

  • Siyasal otorite ve baski ekonomik/sinifsal otoriteden/ baskidan kaynaklanir.
  • Dünya farkli ulus devletlere bölünmemelidir.
  • Devlet bir sinifin digeri üzerindeki egemenlik aracidir.
  • Herkesin yalnizca emegi ile kazandigi, paranin ve sermayenin emegi tahakküm altina almadigi; bir dünya gerçeklestirilmelidir.

Bu 4 soruya katılıyorum diyorsanız test sizi %100 komünist ilan ediyor. %100'den daha az komünist çıkmışsanız en az bir soruya orta derecece katılıyorum ya da katılmıyorum demişsinizdir.

Anarsist

  • Hiçbir otoritenin olmayacagi bir dünya mümkündür.
  • Tüm toplumsal kötülüklerin kaynagi otorite ve devlettir.
  • Özgürlük en büyük erdemdir.
  • Otorite, mevcut otoriteyi kaldirmak için bile kullanilamaz.

Sosyal Demokrat / Sosyalist

  • Emek sermayeden üstündür.
  • Saglik, egitim gibi hizmetler devlet tarafindan ücretsiz olarak karsilanmalidir.
  • Sosyal adalet demokratik yollardan saglanabilir.
  • Sermayeyi tümden ortadan kaldirmadan emegin degeri korunabilir.

Liberal Demokrat

  • Devlet elini ekonomiden çekmelidir.
  • Bir siyasi görüs, demokrasiyi yok edecek bahanesi ile yasaklanamaz.
  • Devlet otoritesi bireylerin özgürlügünü ihlal edecek sekilde kullanilamaz.
  • Devletin resmi ideolojisi ve dini olmamalidir.

Mesela 2. soruya katılmıyorum demiş olmanız halinde sizin otoriterliğinizi arttırmıyor test, sadece liberal demokratlığınızı düşürüyor.

Muhafazakar Demokrat

  • Laiklik din ve vicdan özgürlügünün teminatidir.
  • Hem demokrat, hem müslüman olunabilir.
  • Türkiye müslüman bir ülkedir, ancak farkli dinlere de hosgörü ile yaklasilmalidir.
  • Devlet seçmeli de olsa din dersi vermelidir.

Testin en sıkıntılı yerlerinden biri de bu 'Muhafazkar Demokrat'lık. Burada hatalı olduğumu kabul ediyorum. Ama yine de %50'nin üzerinde çıkıyorsa ve kişi kendini muhafazakar demokrat olarak tanımlamıyorsa o kişide bir kimlik bunalımı vardır, burası açık.

Islamci

Laiklik, müslüman toplumlara uymayan bir bati icadidir.
Milliyetçilik ayristirici; ümmetçilik (din birligi) birlestiricidir.
Bir toplumun yönetiminde o toplumun dini degerleri göz önüne alinmalidir.
Islam birligi gerçekçi ve gerekli bir hedeftir.


İslamcı sonucunun çıkmasında gerçekçiliğin payı daha büyük. Sorular görüldüğü üzere böyle. İslamcı olmayan biri bunları büyük ölçüde kabul ediyorsa problemleri var demektir.

Otoriter/Mlliyetçi

  • Türk olmak ile müslüman olmak arasinda bir tercih yapilamaz; ikisi de olmazsa olmazdir.
  • Kürtçe'ye özgürlük vermek bölücülüge hizmet eder.
  • Türkiye Türklerindir.
  • Türk milleti yüce bir millettir.

Görüldüğü gibi milliyetçilik sonucunun da tartışılacak pek fazla yanı yok.

Otoirter/Kemalist

  • Demokrasi, bölücülüge ve irticaya alet oldugunda bertaraf edilebilir.
  • Türkiye Cumhuriyeti vatandasi herkes türk sayilmalidir.
  • Türklüge hakareti suç sayan 301. madde tamamen kaldirilmamalidir.
  • Türkiye'de laiklik tehlikededir.

Kemalist sonucunun da itiraz edilebilecek bir tarafı yok, tabi ki 301. madde ile ilgili olarak 'kaldırılmamalıdır'ı kaldırılmalıdır diye okuyanlar müstesna. :)

İşte böyle... Baştaki resimde olmasını istediğim sonucu koydum. Şimdi de testi tekrar çözüyorum, ne çıkacağını bilmiyormuşum gibi bakalım ne çıkacak?




18 Eylül 2010 Cumartesi

Şeriat bizim evde hep vardı

Ey kendini aydın, ilerici, karanlık inançlardan ve düşüncelerden arınmış zanneden laik!
Şeriat korkusuyla yanıp tutuşuyorsun. Bana da şeriattan korkmam gerektiğini söylüyorsun. İyi de senin ödünü patlatan şeriat zaten bizim evde, bizim mahallede hep vardı. Sen küçücük bebeyken yaz tatillerinde modern ailenle deniz kenarına, bilmem kaç yıldızlı otellere tatillere gidiyordun bense kur'an kursuna... Sen şeriat gelecek oruç tutmayanlar baskı altına alınacak diye korkuyorsun da, ben zaten hep oruçlu gibi davranmak zorundayım. Sen şeriat gelecek sevgilimle sokakta öpüşemeyeceğim diye korkuyorsun da benim üniversiteye kadar bir sevgilim bile olmadı. Sen devlet daierelerine başörtütüler girmesin diye kıçını yırtıyorsun ama benim evimde, benim ailemde kadınların %80'i zaten başörtülü. Sen bana hangi akılla evimdekileri kamusal alana sokmamam gerektiğini söylüyorsun?

Kalkıp benim sosyalistliğimi sorguluyorsun. Beni dincilikle itham ediyorsun. Sen kendi kör inançlarının ufacık kırıntıları ile bile yüzleşemezken, sen sana dayatılan her şeyi kabul ederken, ben tüm ailemin ve çevremin bana dayattığı dini sorgulamaya cesaret ettim. Ve sonunda özgür aklım ile geleneksel din anlayışlarının saçma olduğunu anladım. Sen bu mücadeleye hiç girmedin. Ne hakla beni sorgulamaya kalkıyorsun?

Sen dinin ne menem bir şey olduğunu asla bilemezsin. Bu yüzden dinle mücadelenin nasıl olması gerektiğini de anlayamazsın. Dini güçlendirmenin en etkili yolununun dini yasaklamak olduğunu kavrayamazsın. O kıvrımsız düz beynin buna müsade etse bile sen o beyin yerine omurilik ile yaşamaya alışmışsın zaten. Ezberlerini bozamazsın. Kalkıp bana laikliği ve cumhuriyeti savunarak seni de kurtarıyorum deme boşuna. Gölge etme başka ihsan istemez.

Referandum konusunda evet diyen herkese dinci, şeriatçı demen senin aptallığını iyice gün yüzüne çıkardı. Halkın %60'ı aptal mıdır bilmem ama sen aptalın da ahmağın da önde gidenisin. 80 senedir laiklik vardı öyle mi? Senin aptalca laikliğin yüzünden ülke demokratik gelişimini sağlayamadı. Kapitalist ilerleme var ama buna paralel olarak sekülerleşme yok. Neden? Senin yüzünden! Halbuki insanları serbest bıraksaydın katı dinci anlayışın yumuşak bir evrim süreciyle nasıl ılımlılaştığını görecektin. Tüm modern dünyada böyle oldu. Çünkü oralarda halkı özgürleştirecek, halkı adam edecek laik cengaverler, laik mücahitler yok da ondan. Ben kendi kendimi kurtarırım sana ihtiyacım yok.

Tüm ailesi koyu müslümanken, geleneksel dini anlayışların hepsini reddeden benim sorgulayıcılığımın, akılcılığımın, devrimciliğinin %1 'ini bari kullan, al senin olsun diyecem ama israf olmasın, beceremezsin. Kork! Şeriat gelecek, seni ham yapacak. Bu korku senin cezan olsun. Başka bir sebep olmasa bile sırf sen kork diye referandumda yine EVET derdim.

12 Eylül 2010 Pazar

Demokratikleşmede bir adım daha

Açıkçası bu oranda bir evet ve doğuda da bu çapta bir boykot beklemiyordum. CHP'nin elitizm, laiklik, şovenizm ve milletçilikle; MHP'nin de faşizan bir milliyetçilikle hayır propagandası yapmasının etkili olacağını düşünmüştüm. Mhp, bu referandum açılım referandumu demişti. Halkın genel siyasi olgunluğu ise ortada. Egemenler tarafından halka dikte edilen şovenist ezberlere rağmen yine de bu oranda EVET çıkmasını ancak şöyle yorumlayabiliriz:
İşçi sınıfı sınıfsal içgüdüleri ile tercih yaptı.

CHP'liler şimdi başlarlar kömür, makarna muhabbetlerine... Halkın cahil, kendilerinin ise akıllı olduğunu bir kez daha keşfederler.

Benzer tepkiyi bazı liberaller de BDP'nin haklı boykot tavrına yöneltecekler. Boykotu Pkk'nın baskısına yoracak aklı evvellerin, evet diyenlere aptal diyen CHP'li elitistlerden bir farkı yoktur. BDP'nin boykutu haklıdır. Çünkü Başbakan, CHP'ye gelin bu anayasayı konuşalım demelerine rağmen CHP konuşmayı reddetti, buna karşılık BDP gelin konuşalım dediğinde Başbakan onlarla konuşmaya bile tenezzül etmedi. Kısaca AKP, BDP'ye hayır dedirtmek için elinden geleni yaptı. Buna rağmen BDP hayır demedi, ama kendisini yok sayanları yok saymak durumundaydı. Kürt halkının kendi özgür iradesi ile boykota destek verdiğini kabul etmemek ancak CHP'li elitistlere yakışacak bir durumdur.

En yüksek evet oyunun kürt illerinden çıkması ise demokratikleşmenin kürtlersiz olmayacağını bir kez daha gösterdi. Kürtleri yok sayarak demokratikleşemeyeceğiz.

Referandum sınıf savaşının bir yansımasıdır. Elbette ki egemen sınıf arasındaki bir çatışma. Bir tarafta gerici, tutucu, askeri-yargısal bürokratik kast, öte yanda bürokrasinin zincirlerinden kurtulmak isteyen burjuvazi. Burjuva demokratik devrimler önemlidir ve Türkiye referandum ile bir türlü tamamlayamadığı burjuva demokratik devriminde ufak da olsa bir adım daha atıyor.

İşçi sınıfı için bu devrim önemlidir. Zira işçi sınıfı, bağımsız bir sınıf olarak kendi çıkarları için savaşabileceği örgütsel ve ideolojik olduğunluğa ancak normal bir demokratik rejimde erişebilir. Rejimin demokratikleşmesi, bürokratik oligarşiden kurtulması dolaylı yoldan işçi sınıfına yarayacak bir durumdur.

'Hayır'ın asıl sahipleri (askeri ve yüksek yargı bürokrasisi) dışında kentli okumuş küçük-burjuvazi, işçi olduğunun farkında olmayan memurlar ve genel olarak "orta sınıf" hayır demiştir. MHP'nin kırdaki tabanı ise bu sınıflardan birine mansup olmadığı içindir ki büyük oranda evet demiştir.
Ahmet Kaya görüntüleri ile duygulanıp ağlayan bir Başbakan'ın, kürtçe tv açıp kürtçe "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan'ın, şehitlere kelle, Apo'ya Sayın dedi diye anti-propaganda yapılan bir Başbakan'ın getirdiği değişikliğe evet diyen MHP seçmeni, hatta AKP seçmeni hala değişim için umudun olduğunu gösteriyor. Hala bir ışık var... Fikirleri geri de olsa işçi sınıfı içgüdüsel olarak ilerici bir sınıf ve halk demek ki o kadar da aptal değil ki saçma sapan şovenist, faşizan propagandalara kanmadı.