29 Nisan 2011 Cuma

Siyasi Yelpaze V.2


Daha önce Türkiye'de Siyasi Yelpaze diye bir yazı yazmıştım. Çok sular aktı, çok şey değişti. Şimdi yeni bir deneme yazıyorum .
Bunun için yine Türkiye gibi az gelişmiş, henüz demokratik olgunluğunu kazanamamış ülkeler için en önemli sorun olan demokrasi sorunu temelinde bir değerlendirme yapmak gerekiyor. Çünkü demokrasiyi -yani siyasal liberalizm de diyebiliriz- oturtamamış siyasal hareketler sınıfsal açıdan kendilerini nerede görürlerse görsünler asıl belirleyici bu alandır. Sosyalizm, sol, sosyal demokrasi, öncelikle siyasal liberalizm -demokrasi- gerektirir. Sosyal demokrasi veya sosyalizm siyasal liberalizmi aşmaktır. Daha henüz o seviyeye gelememiş siyasal hareketlerin kendilerine ne isim verirlerse versinler siyasal liberalizmi aşıp sosyal-demokrat / sosyalist hareketler olduklarını söylemek mümkün değildir.Aşağıdaki tabloda, her konu için, demokrat/liberal bakış açısına sahip partiler için 1, bu bakış açısına sahip olmayan partiler için 0 puanı verilmiş olup, Türkiye'deki en çok konuşulan iki konu olan laiklik ve kürt sorununun eşit ağırlıklı ortalaması alınmış ve siyasi liberalizm puanı elde edilmiştir.


Buna göre partilerin kartezyen koordinatlardaki yeri şöyle oluyor:

Ortalama paun cinsinden lineer düzlemde partileri ilerici/gerici şeklinde sıralarsak şöyle bir sonuca ulaşıyoruz:

7 Nisan 2011 Perşembe

Ygs'deki Şifre Meselesi

Şifre iddiaları ilk ortaya çıktığında ösym'nin sitesinden indirdiğim kitapçığı inceledim ve şifre oraya uymuyordu. Sonra ÖSYM Başkan'ı açıklama yaptı. Özet geçiyorum:

Basına verilen kitapçık master kitapçıktaki doğru şıkkın sabit tutularak diğerlerinin rastgele karıştırılması ile elde edilen şıkların olduğu kitapçık. Herhangi bir adaya verilen kitapçıkla basın kitapçığı arasında bir ilişki yok.

Tamam... Eğer bu açıklama gerçeği yansıtsaydı mesele kapanacaktı. Çünkü bahsedilen bir yöntemle hazırlanan basın kitapçığının bahsedilen şifreyi içermemesi mümkün değildir. Bir örnekle göstereyim:

Soru: 2x2 kaçtır?

a) 2 b ) 3 c) 4 d) 5 e) 6

Bu master kitapçık. Klasik yöntemle yani küçükten büyüğe doğru dizilmiş şıklar. Şimdi basın kitapçığı hazırlayalım. Doğru şık olan c'yi sabit tutup diğerlerini harmanlıyoruz.

5 2 4 6 3 ... şıkların dizilimi böyle oldu, farklı yapsaydık da bir şey değişmeyecekti. Şimdi şifreyi uyguluyoruz:

5 2 4 6 3

2 3 4 5 6

Görüldüğü gibi şifre kendiliğinden ortaya çıktı. Bu sadece basın kitapçığında olsaydı hiçbir sorun yoktu.

Fakat bu istisnasız her kitapçıkta var. Çünkü şıklar her defasında rastgele sıralanmamış, sadece ötelenmiş. Basın kitapçığı ile aynı dizilime sahip. Bu durumda 5! değil sadece 5 adet farklı dizilim var bir soru için. Yukarıdaki örnekte:

5 2 4 6 3

3 5 2 4 6

6 3 5 2 4

4 6 3 5 2

Randomizasyon algoritması, işlemci gücünü azaltmak için basit yazılmış gibi gözüküyor. Fakat kimsenin birbirinden haberi olmadığı için herkes kafasına göre iş yaptığı için "şifre" denen durum ortaya çıktı.

Şifre her kitapçık için geçerli. Sadece tutana kadar, büyükten küçüğe doğru sıralanmış olan şıkları ötelemek gerekiyor, Sonucun ne olacağı biraz kafa yorularak bulunabilir.

Hatta şifre yalnızca sayısal sorularda değil sözel sorularda da var. Fakat sözel sorulardaki şıkların master kitapçıktaki yerlerini, büyükten küçüğe doğru sıralayamadığımız için bulamıyoruz ve şifreyi uygulayamıyoruz.

Şifrenin uygulanabilir olmaması için master kitapçıktaki şıkların büyükten küçüğe doğru sıralanmamış olması gerekiyordu. İşte bu da birbiri ile koordine olamayan soru hazırlayıcıların ve programcıların hatası daha doğrusu yine bunları koordine edemeyen ÖSYM'nin. Zaten ÖSYM başkanının ve diğerlerinin (açıklamadan tatmin olan diğerleri) matematik, algoritma falan bilmediği ortada.

Master kitapçıkta sayısal sorular küçükten büyüğe doğru değil de rastgele sıralanmış olsaydı bu durum ortaya çıkmazdı.