17 Temmuz 2012 Salı

İçkilerin Alkol Miktarları

Aşağıdaki tabloda, içinde hacmen %5 alkol bulunan bira, %7,5 alkol bulunan sert bira, %12 alol bulunan normal bir şarap ve %40 ile %45 alkol bulunan rakı/votka/viski vs.'nin içerdiği toplam alkol miktarı cl cinsinden hesapladım.


Genelde rakı içinler, rakının alkol içeriğini abartmayı severler. 1 duble rakının en az 2 biraya denk olduğunu iddia ederler. Rakı %45'lik bile olsa, bir dubleye 8,5 cl (rakı bardağının yarısı) kadar rakı konulsa, 1 dubledeki alkol  3,825 cl ediyor. Bu da 50'lik bir şişe normal biradan birazcık daha fazla. Kaldı ki çoğu zaman bir dubleye daha az rakı koyuyor namussuzlar.

Bir de promil hesabı var. Promil binde bir demek sayıyla: 1/1000. 1 litre kandaki alkol oranını belirtir. Bir insanın vücudunda ortalama (yani tahmin ediyorum) 5 yada 6 litre kan olsun. 5,5 litre alalım. 50 promil yasal sınır. 50 promil deniyor ama %50 anlamına geliyor yani 550 cl kanın 0,5/1000 litresi yani toplamda 0,275 cl'ye tekabül ediyor.

Özetleyeyim: Toplam 5,5 litre kanı olan bir insan için %50 promil 0,275 cl alkol demek.

Bu miktar için 50 cl'lik normal bir bira ya da bir duble rakı yetiyor.

70'lik şarabı bir arkadaşınızla paylaşırsanız 4,2 cl alkol almış olursunuz. %730 promil oluyor. Tek başınıza içerseniz %1460 (14,6) promil demek bu. 35'lik rakı ya da votkayı tek başınıza içerseniz %2500 (25) promile ulaşırsınız.

En fazla içtiğimde ne içtiğimi hatırlamaya çalışıyorum... Evet, '100 cl tekila + 70 cl vodka' vardı ve 3 kişiydik, 1 duble rakı ve 1 bira vardı önceden artı olarak.

'Votka+tekila'dan payıma düşen 25 cl, bira ve rakıyı eklersek yaklaşık 30 cl saf alkol yapıyor. Yani yaklaşık %5000 (50) promil alkol yapıyor, araba kullanmak için yasal sınırın 100 katı. Taksiyi zor çağırmıştık tabi bırak araba kullanmayı...

Son olarak şundan da bahsedeyim, kandaki alkol çoğu dış koşullardan yeterince bağımsız olarak lineer olarak azalırmış. Belirli bir saatte belirli bir promil şeklinde yani. Bunun ne kadar olduğunu maalesef bilmiyorum. Bi araştırın eğer işinize yarayacaksa.

12 Temmuz 2012 Perşembe

Türkiye'nin Genleri

Homo sapiens türü yaklaşık 200.000 yıl önce Afrika'da ortaya çıkıp dünyaya yayıldı. Tüm dünyaya yayılırken oradan oraya göç edip durdu haliyle. Aslında insanlığın tarihi bir göç tarihidir. İnsanlar oradan oraya göç eyler iken, tüm canlılarda olduğu gibi bu canlı türünün genetik malzemesi mutasyonlar sonucu değişmeye devam etti. Böylece insanlar birbirlerinden farklı genlere ve farklı görünüme sahip oldular.

İnsan canlısının bir kısmı Afrika'dan ayrıldı ve Güney Asya'ya yöneldi yaklaşık 60.000 yıl önce. Oradan da Avustralya'ya geçti. Bu göçten 10.000 yıl sonra yani günümüzden 50.000 yıl önce ise ikinci bir grup Orta Doğu'ya doğru yöneldi. Orta Doğu'dakilerin bir kısmı önce kuzeye ve oradan Orta Asya'ya bir kısmı ise Doğu Avrupa'ya göç etti. Orta Doğu'daki başka bir grup Kafkasya'ya göç ederken, bir ksımı Kuzey Afrika'ya bir kısmı ise Anadolu'ya geldi.

Şu an bilinen halklar, topluluklar tabi ki o zaman daha ortalıklarda yoktu. En geniş dil ailesi olan Hint-Avrupa dil ailesinin bile ömrü en fazla 5000 yıldır. Yani bugün Avrupa'da yaşayan toplulukların büyük kısmı, henüz dillerini miras bırakacak olan göçmenler/istilacılar gelmeden önce de Avrupa'daydılar.

Daha fazla bilgi için bkz: human migration

İnsanlar göç eyler iken, genetik kodu değişiyor demiştim. Bilindiği gibi sadece erkeklerde olan bir Y kromozomu var. Bilim insanları bakmışlar ki bu Y kromozomları belirli dönemlerde ayırt edici mutasyonlara uğramışlar. Bu ayırt edici mutasyonlara sahip olan Y kromozom örnekleri belirli gruplar/kümeler halinde toplanmış ve bunlara haplogrup denilmiş. Bkz: Haplogroups veya Y chromosome haplogroups...

Demek ki şöyle oluyor; Bir erkekte sadece bir adet Y kromozomu olduğuna göre bu babasından olduğu gibi geçmiştir. Babasının Y kromozomunun haplogrubu, oğlununki ile aynıdır. Y kromozomunun haplogruplarını oluşturan mutasyonlar öyle sıklıkla gözükmezler. Binlerce yılda bir defa olurlar. Öyleyse bir erkeğin Y kromozomunun hangi haplogruba ait olduğunun anlaşılmasıyla binlerce yıl önceki atasının hangi coğrafyada olduğundan tutun da, dedesinin dedesinin .... dedesi ile hangi ülkedeki insanların dedesinin dedesinin ... dedesi aynı kişiymiş, o bile anlaşılır.
Örneğin Avrupa'da yaygın olarak görülen Rb1 haplogrubunu oluşturan mutasyon yaklaşık 15.000 yıl önce oluşmuş. Yani bu haplogruba dahil olan insanların tamamının 15.000 yıl önceki atası aynı kişi veya kişiler. Daha da geriye gidersek tek bir kişiye bile ulaşabiliriz.

Bu kısa giriş bilgilerinden sonra gelelim Türkiye'dekilerin genlerine. Resmi tarihe göre yaklaşık 1000 yıl önce hepimiz Orta Asya'dan geldik. Bakalım genetik bulgular ne diyor?
Aşağıdaki tabloda temel haplogruplara göre (yani en yenisi 15000 en eskisi 40-50.000 yıl önce oluşan) Türkiye ve bir kaç ülkedeki araştırmalardan elde edilen sonuçlar var:


Bu şekilde ne olduğu anlaşılması biraz zor gibi. Sizin için basit bir yöntemle anlamayı kolaylaştıralım.


Satır ve sütunun kesiştiği hücredeki rakam % olarak bu iki topluluğun genetik yakınlığını gösteriyor. Kırmızı hücreler yakınlığın fazla, sarı hücreler orta, yeşil hücreler ise uzak olduğunu temsil ediyor.

Avrupa'daki toplulukların Y kromozom haplogruplarına ait verilere çok kolay ulaştım ve doğruluk payı yüksek bu verilerin. Asya'dakilere ise zor ulaştım ve bu tabloda gerçek durumun bir kısmı yansıdı bu yüzden. Ama yine de ciddiye almaya değer. İlerleyen zamanlarda yeterli boş zaman ve motivasyon bulduğumda daha doğru verilere ulaşınca bu çalışmayı daha düzgün bir hale sokacağım. Ama yine de bu haliyle bir inceleyelim:

Türkiye'de halkın Y kromozomu açısından, genetiğine en yakın gruplar, İranlı, Ermeni, Azeri, Yunan ve Suriyeliler olarak görünüyor. Kazak, Kalmuk, Yakut ve Moğollar ise İskoçlardan bile uzak.

Kazaklar açısından bakarsak, bu gruba en yakın Kalmuk ve Moğollar. Kazakların Y haplogruplarına ait sağlam veriler bulamadım. Farklı kaynaklarda bazı gruplara ait farklı bilgiler var. Özellikle J haplogruplarına ait veriler pek güvenli değil. Ama esas teşkil eden, oranın çoğunu oluşturan gruplara ait verilerde bir problem yok.

Özbeklere en yakın grup ise İranlılar. Özbeklerde ilginç bir drurum var. Üst haplogrupları oldukça yüksek oranlarda içeriyor. Bu ne demek, şu demek: Y kromozomunun başına ilk gelen mutasyonla oluşan haplogrup A haplogrubu. Diğer haplogruplar da buradan türüyor. Tüm haplogruplar A haplogrubunun alt grupları. Ama ilginçtir Afrika'nın bazı bölgelerinde sadece A haplogrubundan olan insanlar hala var. Yani bunlar demek ki bulundukları bölgede belki de insanların ilk oluştuğu dönemlerden beri yaşıyorlar, bir yere göç etmemişler, izole kalmışlar. Özbeklerdeki durum da buna benzer. Mesela Özbeklerde F haplogrubu oranı yaklaşık %7 civarında. Bu mutasyon yaklaşık olarak 50.000 yıl önce oluşmuş. Daha sonra F haplogrubundan, G, H ve IJK diye isimlendirilen üç adet başka grup ortaya çıkmış. IJK'dan, IJ ve K diye iki ayrı grup, IJ'den I ve J diye iki başka grup, K'den ise iki ayrı grup daha, sonra bu grupların birinden NO, P ve S grupları P'den Q ve R grupları ortaya çıkmış. Q haplogrubu Orta ve Doğu Asya'da yaygın. R haplogrubu ise hem Asya'da hem Avrupa'da yaygın. R haplogrubundan da farklı gruplar ortaya çıkmış. Bir önceki tabloda görüldüğü gibi. Her neyse, faha fazla uzatmamayım. Yani diyeceğim şu ki, Özbeklerde üst haplogruplar yoğun olduğu için şunu kolaylıkla diyebiliriz: Özbekistan ve çevresi, göç eden insanların bir kısmının durup kaldıkları bir yer. Her neyse...

Tekrar Türkiye'ye dönelim. Ortaçağda Orta Asya'dan büyük bir göçün olduğuna dair anlamlı bir veri yok. Kazakların diğer gruplarla olan uzaklığına bakıyorum, İranlı, Ermeni ve Türkiyelilerle olan uzaklığı hemen hemen eşit. Özbeklere bakıyorum yine aynı şey. Fakat Kazakların Kıpçak, Özbeklerin ise kendilerini tanımladıkları şekliyle Çağatay/İrani karışımı olmaları bu kıyaslamayı güçleçtiriyor. Türkmenlere ait sağlam veriler bulamadığım için şimdilik bu göç meselesi hakkında net birşeyler söylemem mümkün değil. Sonuçta Türkî halklar, aynı dili konuşmalarına rağmen aynı haplogruplarda olacaklar diye bir şey yok. Bkz, İskoç ve İranlılar da aynı dil ailesinde ama yakınlık indeksi %35 çıkmış. Gerçi Özbek ve Kazaklarda %39 çıkmış ama zaten bunlar aynı coğrafyadalar. Sözün özü net bir şeyler söylemek için daha sağlam verilere ihtiyaç var.

Ancak şunu kesinlikle söyleyebiliriz. İnsanların büyük çoğunluğu son 20bin yıldır yerini değiştirmemiş hatta bazı yerlerde 50bin yıldır aynı yerdeler insanlar. Sadece dilleri, dinleri ve kültürleri değişmiş. Bunu net bir şekilde anlayabiliyoruz.