12 Nisan 2014 Cumartesi

Kuran vs. Müslümanlar - 2

Şimdi müslümanların (ya da hadi diyelim ki müslüman olduğunu iddia edenlerin) nasıl bir çelişki içinde olduklarını göreceğiz.

Müslüman: Bir sürü hayvanın etinin yenilmesi haramdır, Allah bunları yasaklamıştır. Eşek, köpek, kedi,  midye, karides, salyangoz vs... 

De ki: "Bana vahyedilende, yiyen birisi için şunların dışında haram edilmiş bir şey bulamıyorum: leş, akıtılmış kan, domuzun eti -ki pistir-, Allah'tan başkasına adanmış yiyecekler." Zorda kalan bir kimse, istekli olmaz ve sınırı aşmazsa kuşkusuz senin Rabbin Bağışlayandır, Şefkatlidir. (6:145)

Ayetlerine inanıyorsanız, üzerinde ALLAH'ın ismi anılanlardan yiyin. (6:118)

Size ne oluyor ki, üzerinde Allah'ın ismi anılanlardan yemiyorsunuz? Halbuki zorunlu haller haricinde size yasaklananları tüm ayrıntılarıyla size açıklamış bulunuyor. Birçokları, bilgiye dayanmayan kişisel görüşleriyle halkı saptırıyor. Rabbin sınırı aşanları en iyi bilendir. (6:119)

Müslüman: Ama... Din bilginlerimizin kitaplarında başka haramlar da var.

ALLAH'tan başka yasa koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onun Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. O halde kuşkulananlardan olma. (6:114)

Müslüman:  Tamam o anda sadece bunlar haram olmuş olabilir ama sonra belki de Allah'ın fikri değişti veya Peygamber bu hükmü değiştirip başka haramlar getirdi.

Rabbinin sözü hem doğruluk hem de adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek hiçbir şey yoktur. O en iyi işiten, en iyi bilendir. (6:115)

Müslüman: Peki gelmiş geçmiş bir sürü alim, hoca, evliya ve bir sürü müslüman hep yanlış mı yapmış? Bu kadar insan yanılıyor olabilir mi?

Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar. (6:116)


1 Nisan 2014 Salı

Müslüman vs. Kuran

(Müslüman sözcüğü ile özellikle Türkiyeli klasik sünni müslümanı kasdetmekteyim amma ve lakin diğer mezhepler de çoğu zaman mizansene uymaktadır diye düşünüyorum.)

Müslüman: Biz Kuran'ı anlayamayız, kapasitemiz yetmez. İşte bu yüzden başka kaynaklarla muhatap olmalıyız. Büyüklerimiz, alimlerimiz, hocalarımız, mezhep imamlarımız, hadis imamlarımız bize doğruyu yanlışı öğretir. Biz onları takip ederiz.

A.L.R (elif lam ra) Bu kitap, ayetleri sağlamlaştırılmıştır (kesinlik kazandırılmıştır), Bilge ve Bilen tarafından açıklanmıştır. (11:1) Allah'tan başkasına kul olmayasınız diye. Ben sizin için, Ondan, bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim. (11:2)

Din bilginlerini, din adamlarını ve Meryem oğlu Mesih'i Allah'tan ayrı rabler edindiler. Oysa, yalnız tek Tanrı'ya kulluk etmekle emredilmişlerdi. O'ndan başka tanrı yoktur. O, ortak koştukları kimselerden de çok Yücedir. (9:31)

Kesinlikle bu Kitap'ı biz sana hak olarak indirdik. O halde, dini yalnız Allah'a özgüleyerek O'na kulluk et! (39:2)

Andolsun ki Kurân'ı mesaj için kolaylaştırdık. Düşünen/öğüt alan var mı! (54:17)

Müslüman: Peygamberin hadisleri/sözleri olmasa din eksik kalır. Peygamberin sözleri (hadisleri) ve yaşam tarzı (sünneti) da Kuran'dan sonra ikinci bir kaynaktır.

ALLAH'tan başka yasa koyucu mu arayayım? O, size kitabı detaylı olarak indirmiştir. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onun Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. O halde kuşkulananlardan olma. (6:114)
Rabbinin kelimeleri doğruluk ve adaletle tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek bir şey yoktur. O işiten ve bilendir. (6:115)
Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni ALLAH'ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar. (6:116)

Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz Allah'ın ayetleridir. Allah'tan ve ayetlerinden başka hangi hadise inanıyorlar? (45:6)

Doğru sözlüler iseler bunun benzeri bir söz/hadis getirsinler. (52:24)

Rabbinizden size indirileni izleyin, O'ndan başka dost edinip onu izlemeyin. Ne kadar az düşünüyorsunuz! (7:3)

Yoksa, Allah izin vermemesine rağmen, onlar için dinde kurallar ve yasalar ortaya koyan ortakları mı var? Daha önce belirlenmiş bir karar olmasaydı, onların arasında yargı verilirdi. Zalimlere acı bir azap vardır. (42:21)

Müslüman: Kuran'da herşey açıklanmamıştır. Hadislere mezheplere ve rahiplere/hahamlara veya benzerlerine ihtiyacımız var.

... Biz sana bu kitabı, her şeyi açıklayan, bir yol gösterici, bir rahmet ve 'teslim olanlara / barışçılara' bir müjde olarak indirdik. (16:89)

Müslüman: Yolum Ehl-i sünnet vel-cemaat yolu, amelde mezhebim hanefi itikatta mezhebim maturidi... 

Dinlerini mezheplere ayırıp grup grup olanlarla senin hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır; sonra onlara durumlarını haber verecektir. (6:159)

Müslüman: Hak mezhep benimki

Onlar dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her grup kendisininkiyle sevinip övünmektedir. (30:32)

Müslüman: Sadece benim dinimden olanlar kurtulacak.

İnananlardan, Yahudilerden, Mandeistlerden (Sabiilerden), Hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inananlar ve erdemli bir yaşam sürenler için bir korku yoktur ve onlar üzülmeyecekler. (5:69)

'Yahudi veya Hristiyanlardan başkası cennete giremez,' dediler. Bu, onların kuruntusudur. De ki: 'Doğru sözlüler iseniz delilinizi getirin.' (2:111)
Hayır! Yüzünü/yönünü Allah'a teslim eden ve erdemli olanların karşılığı Rabbindedir. Onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir. (2:112)

Müslüman: Benim dinimden olan biri günahlarının cezasını çektikten sonra cennete girecek.

"Sayılı gün dışında ateş bize değmeyecek" dediler. De ki: Allah'tan böyle bir söz mü aldınız -ki Allah verdiği sözden dönmez- yoksa ALLAH adına bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?' (2:62)

Müslüman: Ben ecdadımdan/atalarımdan öğrendiğim dine tabiyim. Atalarımın kemiklerini mi sızlatayım? Atalarımın dinini/yolunu sorgulamam.

"Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde bazıları: "Hayır, biz atalarımızdan gördüğümüze uyarız!" diye cevap verirler. Ya ataları akıllarını hiç kullanmamış ve doğruyu bulamamış iseler? (2:170)

Bir kötülük yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızdan böyle gördük. Allah da bize böyle emretti." De ki: "Allah, kötülüğü emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?" (7:28)

Müslüman: Benim dinim akıl dini değil nakil dinidir. Dinde akıl kullanma ve sorgulama yoktur. Sadece ne duyduysak ne gördüysek ona tüm kalbimizle inanırız, aklımızı kullanmayız. Akıl bizi sapıttırır.

Hiç kimse Allah'ın izni olmadan inanamaz ve O, akıllarını kullanmayanları rezilliğe mahkum eder. (10:100)

....devam edecek...